Dimitri
PSATHAS
Yazar
Dimitri
Psathas 1907 yılında Trabzon'da doğdu. 1923'te Atina'ya giden
yazar, özellikle "Adalet Keyifli" ve "Adalet Öfkeli"
adlı ilk güldürü yapıtlarıyla ün kazandı.
Alman işgalinden sonra yazdığı ve işgalcilerin baskılarını konu
eden ve 1945'de yayınlanan "1941 Kışı" ile "Direnme"
ve 1946 yılında yayınlanan "Bir Dönemin Gülmecesi" adlı
yapıtlarıyla ünü daha da yaygınlaştı.
Toplumsal sorunları, devlet yöneticilerinin, politikacıların örf
ve adetlere ters düşen kimi olumsuz karar ve davranışlarını ve
hatta devlet mekanizmasının doğru bir biçimde işleyemeyişini büyük
bir ustalıkla gülmece konusu yapmayı başarması Dimitri Psathas'ın,
kimi çevrelerce, Yunanistan'ın Aziz Nesin' i olarak tanımlanmasına
yol açmıştır.
Toplumsal ve politik sorunların tüm çarpıklığını gülmece konusu
yaparken Psathas, ülkesinin gerçekleri üzerinde duruyor. Öyleki,
özellikle kimi politikacılarının tutum ve çalışma yöntemlerini
gülmece biçiminde ustaca sergilemesi çoğu yapıtlarının salt kendi
ülkesinde değil, daha geniş bir alanda güncel olmalarını sağlamıştır.
Buna bir örnek olarak "Yalancı Aranıyor" piyesini gösterebiliriz.
Fransa, İngiltere, Amerika ve Türkiye'ye yaptığı gezilerden esinlenerek
yazdığı ve 1950'de yayınlanan "Gökdelenlerin Altında"
adlı yapıtı, çeşitli dillere çevrilmiş, böylece ünü daha geniş
çevrelere yayılmıştır.
1997 yılında, yapıtlarının çoğu dizi filmi yapılmış olan Dimitri
Psathas Kasım 1989'da Atina'da ölmüştür.
GERÇEK YALANCILAR VE YALANLAR!
Mine ACAR
Rejisör
Çoğu zaman, çocuklarla büyüklerin, kadınlarla erkeklerin ilişkilerinin,
mesleki ya da uluslararası ilişkilerin ve politikanın temelinde
yalan vardır.
Günümüzde "YALAN", artık yaşamın ve ilişkilerin
vazgeçilmez bir parçası durumuna gelmiştir. Oyunda, yalanları
ve yalancılığıyla övünen, yalancılığı bir meslek haline getirmiş
"TODOROS"un yanısıra, yalancıların ve yalan üzerine
kurulmuş ilişkilerin etrafında dönüp duran ve bunları oyun boyunca
sürdüren başka insanlarla da tanışacaksınız. Yunanlı Çağdaş oyun
yazarlarından Dimitri Psathas, oyunda ülkesinin toplumsal ve politik
sorunlarını tüm çarpıklığıyla sergiliyor ve çok somut göstergelerle
politikacıları gülmece biçimiyle taşlıyor. Başta milletvekili
"Ferekis" tipi olmak üzere pek yabancısı olmadığımız
kişiler ve durumlarla karşılaşacaksınız. Oyun, 1953 yılında yazılmış,
ancak politika ve politikacıların yapısının değişmediği, hatta
olumsuzlukların giderek yoğunlaştığı günümüzde de, ülkemiz ve
hemen her ülke için güncelliğini koruyor.
Oyunumuzu izlerken bir yandan çarpıklıklara, aykırılıklara, aldatmacalara
gülecek, bir yandan da içinizde bir burukluk hissedeceksiniz.
"Komik" ile "Trajik"i bir arada yaşayacaksınız.
İyi seyirler...
Bir Yalancı Arıyoruz...
Tarık GUVENÇ
Yapımcı
Politika usturuplu yalan söyleme sanatı mıdır?
Dünyanın neresinde olursa olsun politika kurumu kendisine güvenilmeyen,
yalancılıkla, oy avcılığıyla bütünleşen birşey olarak görülüyor.
Tiyatronun yasaklandığı, tiyatrocuların afaroz edildiği ortaçağda
tiyatrocuların tanıklığı kabul edilmiyordu. Bugün yapılan anketlerde
de görüyoruz ki politika kurumu toplumun en az güvendiği kurumların
başında yer alıyor. Belki tiyatrocuların ortaçağda başına gelen
yakında politikacıların da başına gelebilir.
Politika kurumuna ve politikacıya neden güvenmiyoruz?
Kuşkusuz bu sorunun cevabı çok güç... Toplumla onu yöneten mekanizmalar
arasında o kadar büyük engeller var ki, toplum kendi temsilcileri
üzerinde hiçbir etki sağlayamıyor. Toplumla politikacı arasında
katmerli bir yabancılaşma yaşanıyor. Politika, toplumun sıkıntılarından
dertlerinden uzakta kendine has kuralları, hileleri, kazanımları
olan bir oyuna dönüşüyor.
Yunanlı yazar Dimitri Psathas da kendi ülkesinde bize çok benzeyen
politika kurumunu alaya alıyor "Yalancı Aranıyor" oyununda.
Toplumun politika ile olan ilişkisinde sadece politikacı mı suçlu
olan?
Politikacıyı bu role sürükleyen, bu rolde kalmasını sağlayan toplumun
hiç mi suçu yok bunda? Şöyle bir gözünüzün önünden geçirin; hangi
dürüst politikacı hangi başarıyı kazandı bugüne dek? Dürüstlüğü
ilke edinmiş, doğrucu bir politikacı değil çünkü bizim aradığımız.
Hep o eleştirdiğimiz tipteki politikacıyı arıyoruz. Seçim öncesi
vaadlerine tutkunuz hala. Politika kurumundan kendimiz için, yandaşlarımız
için ne kotarabiliriz diye bakıyoruz. Onlardan dürüstlük, nesnellik,
hakkaniyet beklediğimiz yok.
İşte "Yalancı Aranıyor" da bu soruların yanıtını arıyor.
Bizi usturuplu yalanlarla idare edecek birilerini mi arıyoruz?
Oyun Sürüyor...
Faruk GÜVENÇ
Kurucu
Ankara Ekin Tiyatrosu her tiyatro sezonunda yeni bir heyecan
yaşar. Her yeni sezon yeni yeni sıkıntılar, dertler yanında yeni
yeni oyunlar, yeni seyirciler ve yeni dünyalarla tanışmanın heyecanıdır.
Bu heyecan olmasa, bu yeni karşılaşmaların yeni yüzleşmelerin
yeni öykülerin yeni seyircilerin sıcaklığı olmasa tiyatro da süreğenleşen,
tekrarlanan heyecansız bir eylem olarak kalır. Bizi tüm olanaksızlıklar
içinde vareden işte bu heyecandır.
İşte bu heyecan yüzünden tiyatro önündeki tüm engellere, zorluklara
karşın görevini sürdürür. Hayatın içinde tiyatronun işlevi ekmek
gibi su gibi kolaylıkla görülmese de toplumun yaşantısında er
ya da geç yansımasını bulur. Bir toplumun yaşadığı sıkıntılarda
bilin ki tiyatrosuzluğun yani toplumun kendisiyle yüzleşmemesinin
payı vardır. Bir toplum sağlıklı bir toplumsa, gelişebiliyorsa,
toplumsal barışa sahipse bilin ki orada tiyatro yaşıyor demektir.
Ankara Ekin Tiyatrosu tiyatroyu insanın kendiyle yüzleşirken gülümseyebildiği,
kahkaha atabildiği bir yer olarak gördü hep. Çarpıklıkları, azgelişmişlikleri,
hırsızlıkları, toplum düşmanlığını, yolsuzlukları anlatırken bile
hep gülmecenin dürbünü ile bakmayı alışkanlık haline getirdi dünyaya.
Ülkemiz krizlerle, sıkıntılarla boğuşurken tiyatromuz da bundan
payını alıyor kuşkusuz. Ancak tiyatronun görevi şikayet etmek
değil, eleştirmektir. Bunun bilinciyle ülkemizin sıkıntısı bizim
sıkıntımızdır diyerek bu sıkıntılardan sıyrılmanın başlıca yolunun
herkesin işini dürüstçe ve ödün vermeden yapması olduğunu düşünüyor
ve yeni öykülerle sahnemizi aydınlatmayı sürdürüyoruz.
Dostlukla...
| Yazan :Dimitri PSATHAS |
|
| Çeviren: Panayot ABACI |
|
| Rejisör : Mine ACAR |
|
| Dekor :Sertel ÇETİNER |
|
| Giysi Tasarımı: Berna YAVUZ |
|
Reji Asistanı: E. Ceyda ERDEMLİ
Özlem GÜNDOĞDU
|
|
| Işık Tasarımı: Hasan ALP DUMAN |
|
| Yapım:Tarık GÜVENÇ |
|
| |
| ROL ALAN SANATÇILAR |
Ferekis
Erol KARDESECİ
Todoros
Bülent YILDIRAN
Panayot
Ayhan AHISKAL
Agis
Nihat BÜYÜKTÜRKOĞLU
Yaşlı Kadın
Serap KIRAN ÖNER
Pipiça
Cavidan POLATKAN
Papatyas
Şinasi ŞIRAMAN
Vrasidas
Murat YILANCI
Ceni
Başak ULAŞER
Zozo
Özlem GÜNDOĞDU
Piça Kiça
Çiğdem ALTUĞ
Ziyaretçi
Kutlay AKBAL
Kula
S. Elvan KARAHASAN
Genç Kız
F.Ceyda ERDEMLİ
|
| |
|
|