| ANKARA EKİN
TİYATROSU’NDA SERÇE PARMAK
Murat ATAK-Rejisör
Tiyatro,
bir zamanlar güne, gündeme müdahale ederdi. 60’lı
70’li yıllarda, tiyatromuzda özde güncel
olanı yakalayan, biçimde ise çağdaş
arayışlar içinde olan ilginç metinler
ortaya çıkmıştır. Bu eserlerin sanatsal
niteliği tartışılabilirdi ama, bu eserler
“görevci ve dinamik bir tiyatro” anlayışı
ile varedilen metinlerdi.
Bu yılların üzerinden
çok zaman geçti. Bu anlayış yaygınlığını
kaybetti. Ele aldığı konudan yola çıkarak
metin oluşturma yeteneği giderek kayboluyor. Ancak Ankara
Ekin Tiyatrosu “Serçe Parmak”la işte bu
kaybolan geleneğin bir devamı niteliğinde bir çalışma
ile karşınızda. “Serçe Parmak”
günden, güncelden hareket eden; bugünün sorunlarını
mizahi bir bakış açısıyla ve ince bir
tersinlenmeyle ortaya koyma çabasında bir çalışma.
“Serçe Parmak” provalar süresince, topluluğun
da müdahaleleri, katkıları ile biçimlendi.
Halk tiyatrosunun doğası
gereği, oynanmaya başladığında, seyirci
ile buluştuğunda da, her gün yeniden biçimlenecek
ve daha da yetkinleşecek. “Serçe Parmak”ı
sahneye koyarken, çalışmanın bu yapısı
sahne üzerinde de yeni yeni şeyler bulmaya, bulgulamaya
itti. Karagöz ve Hacivat’ın gölge perdesinden
çıkarak, şanoya düşmesiyle hem anlatıcı
ve yorumcu oyun kişilikleri kazanmış olduk, hem
de “tiyatro”nun niteliğini tartışmasını
getirdik sahneye. Sahnedeki dramatik ve teatral anlatımı
desteklemede Kemal Günüç’ün müzikleri
ve Tufan Kaytmaz’ın kareografisi de büyük
bir görev yerine getirdi. Abartılı olmaktansa,
ölçülü ve yalın bir oyunculukla güldürüyü
seyircinin keşfetmesini ve keyif almasını istedik.
Aynı yalınlığı dekor ve kostümde
de ön plana çıkarttık. Yüzlerce birbirinden
farklı ve tiyatro bakımından olanakları kısıtlı
mekanlarda da oynanacağını düşünerek,
portatif, değişebilir, dönüşebilir bir
sahne plastiğini tercih ettik. Bu çalışmanın
bir parçası olarak inanıyorum ki, “Serçe
Parmak” anadolunun dört bir yanında izleyiciyle
buluşacak ve “yolsuzluklara, hırsızlıklara,
bezirganlıklara, diktatörlüklere” teneke
çalacak ve inancını ve umudunu diri tutan çinekoplara
güç verecek; tiyatronun eleştirme ve aydınlatma
görevini hakkıyla yerine getirecektir.
DİRENME ZAMANI...
Adnan ERBAŞ- Rejisör Yrd.
Hepimizin içinde çatışan
yanlar, çatışan yönler var. Düzenin
dümen suyunda gidip, ses çıkarmadan yaşamak
mı, açık denizleri görmek mi?
Düzenin suyunda yaşayıp
gitmek mümkün ama bu dümen suyundan çıkıp
ilerlemek isterseniz de size çarpan dalgalara direnmek
zorunda kalırsınız.
Alabora olmadan pupa yelken ilerlemek
zorundayız. Eğer açık denizlere ulaşacaksak
düzenin dümen suyundan çıkacağız.
Oyunumuzdaki Hacivat ve Karagöz
birer gölge olmaktan çıkıp, hayatın
oyununda yerlerini alınca görürler ki, ülkede
başka ne oyunlar ve ne oyuncular vardır.
Başkalarının derdini
görmezlikten gelenler, Serçe parmakları bile
incinse hemen başkaldırmaya başlarlar.
Düşünce özgürlüğü
için savaş verenler hapishanelerde çürütülürken,
halkın sözde sözcüleri göbek atıp,
gerdan kırarlar. Kimi çalıp çırpar
devlet malını, kimi sınıf çıkarları
için bizi enayi yerine koyar.
Biz ki atladık deryalara,
büyük balıklara direnme, yem olmama zamanıdır.
Biz ki çıktık
düzenin dümen suyundan, artık yelkenleri şişirme
zamanıdır.
Bize nefes verin, rüzgarımız
olun. Dalgaları aşıp güneşli günleri
görebileceğimz sakin limanlara birlikte gidelim.
NASIL BİR TİYATRO?
NEDEN SERÇE PARMAK?
Faruk GÜVENÇ-Yazar
Her şey birbirine karışıyor.
Tiyatro kendini hayatın büyük dolaşımından
bağımsız görebilir mi?
Tiyatro, olandan bitenden habersizmiş gibi görünebilir
mi?
Tiyatro, sansürcülerin, baskıcıların,
yasaklamacıların istediği gibi davranabilir mi?
Kimileri kaçıp saklanıyor.
Kimi tiyatronun repertuarında, görmeyen, duymayan, konuşmayan
“Üç Maymun” oyunu var.
Her şey birbirine karışıyor.
Sular gittikçe daha çok bulanıyor.
Sanatın ve tiyatronun görevi suyu arındırmaktır.
Sanatın görevi her şeyi apaçık ortaya
koymaktır.
Kuşku yok ki, kastımız, estetik düzeyi aşağı,
slogancı ve seyirciyi hiçe sayan bir tiyatro değil,
seyircisiyle bütünleşen, hayatta oynanan oyunları
ortak aklın gücü ve mizahla harmanlayara, insanı
güçlü kılan bir tiyatro...
Işte böyle bir tiyatro...
Peki neden “Serçe Parmak”?
“Bir deli kuyuya bir taş atar, kırk akıllı
çıkaramazmış” özdeyişine
rahmet okutacak biçimde, ülkeyi kör karanlıklar
içinde bırakan ceberrutları unutmadığımız
için;
Sanatı, bilimi, düşünceyi hapsetmek, engellemek,
yok etmek isteyenlere savaşımız olduğu için;
Aldığı oylara ihanet edenlere, halkın vekili
olmayı başaramayanlara, kıyakseverlerle işimiz
olduğu için;
Ali cengiz oyunları ile göz boyayan, parlayıp sönen
starlarıyla halkı aldatan, soyan sanat tüccarlarını
sevmediğimiz için; Azami sömürü için
her yolu mübah görenlerle, halk sağlığını,
çevreyi, insanı yok sayan bezirganlarla kavgamız
olduğu için; Ve tüm bu olumsuzluklara, kötülüklere,
hanliklere karşı, onurlu, aydınlık, güzel
insanlara; umudumuzu yeşerten ve diri tutan çinekoplara
inancımız olduğu için...
Işte bütün bunlar için “Serçe
Parmak”
“Serçe Parmak” ancak sizinle buluştuğunda,
sizin de sözünüz olduğunda anlam bulacaktır.
Sevgi ve dostlukla...
Hiç durmaz tuhaf manzaralar arzeder
Bir ibret-i alem teatrosudur perdemiz
Dikkat kesilip baktık da şu gölgelere
Sonsuz bir kainata aynadır perdemiz
Hakikatten daha bir hakikattır tasviri fakirin
Anlayana sivri sinek anlamayana davul perdemiz
Oynanan kimdir oynatan kim farketmeyenlere
Anlaşılması zor mu zor muammadır perdemiz
Arap, İngiliz, Alman veyahut Türk farketmez
Her türlü insana ve lisana aşinadır perdemiz
Edepsizlere, hırsızlara ve dahi namussuzlara
Şeytana gösterilen koca ıstavrozdur perdemiz
Ha hakikat görmüşsün ha hayalde bir gölge
Misal diye vermiş bunu Şeyh küşteri cihane
Derdimiz gizli görünmez değildir bilene
Bu dünyada kördür ibret ile bakmayan cihane.
| Yazan / Derleyen |
: Faruk GÜVENÇ |
| Düzenleme |
: Semih ÇELENK |
| Rejisör |
: Murat ATAK |
| Rejisör Yrd. |
: Adnan ERBAŞ |
| Müzik |
: Kemal GÜNÜÇ |
| Dekor / Kostüm |
: Hakan DÜNDAR |
| Koregrafi |
: Tufan KAYTMAZ |
| Reji Asistanı |
: Canan ZENGİN |
| Işık Tasarımı |
: Osman KOÇAK |
| Yapım |
: Tarık GÜVENÇ |
| |
|
| OYUNCULAR |
| Ayhan AHISKAL |
: Hacivat/Baba/Meclis Başkanı. |
| Kutlay AKBAL |
: Gaffur/Ögrencim/Vekil/Cesim /1. Hırsız/1.
Balıkçı. |
| Nihat BÜYÜKTÜRKOLU |
: Karagöz / Şair Eşref / Paşa. |
| Faruk GUVENÇ |
: M. K. Zorti /Kavas/ Abuzer/ Komiser/ 2.Balıkçı.
|
| Şinasi ŞIRAMAN |
: Zeynel/Şükrü/Patron/4. Balıkçı. |
| Eylül OZEL |
: 3.Ögrenci/2. Şarkıcı. |
| Murat YILANCI |
: Vergi Memuru/ Gardiyan/1. M.Vekili/Suphi /2.
Hırsız/3. Balıkçı. |
| Kuvvet YURDAKUL |
: Yazar/M.Vekili/Berke/1 ,2,3. Adamlar/Nizam.
|
| Canan ZENGİN |
: 2. Öğrenci/Melike/Ar Direktör/Alev. |
| Hukuk Müşaviri |
: Fevziye - Celal ÇETİNEL |
| Mali Müşavir |
: Necmettin KELEŞ |
| Ulaşım |
: Seday Turizm |
|