|
MEMLEKETİN BİRİNDE...
Alfred Jarry efsanevi avangard oyunu Kral Übü”nün girişinde “bu oyun hiçbir yerde
yani her yerde geçmektedir.” diye yazmıştı.
“Memleketin Biri” hangi memlekettir?
Hamlet “Çürümüş birşeyler var Danimarka krallığında!” derken kastettiği Danimarka
mıdır? İngiltere mi? Yoksa çürümüş herhangi bir yer mi?
Memleketin Birinde, biçim olarak geleneksel tiyatromuzun batı tiyatrosuyla harmanlanmış
bir halidir. Altı oyuncuktan oluşan oyun, perdeden şanoya (sahneye) düşen Karagöz ile
Hacivat’ın tartışmalı muhavereleri ile açımlanır ve yorumlanır.
Memleketin Birinde, içerik olarak güne gündeme müdahale eden politik taşlama
tiyatrosunun bir örneğidir. Sırasıyla ülkesini terketmeye çalışan ve saklanan bir eski
başbakandan, telefon dinlemelerine, mücadelede yenik düşmüşlerden herşeye karşın
mücadeleyi sürdüren çinekoplara, halkın sağlığını hiçe sayan santrallere karşı mücadele
eden aydınlara, gazetecilere; meclisin içine düştüğü halden, basının içler acısı haline ve
“hırsızlık” kavramının sorgulanmasına kadar günümüze dair hikayeler anlatmaktadır.
Folklorik, etnik özelliklerle bezeli “export” (ihraç) bir tiyatro ile kan-şiddet-seks ekseninde bir “import” (ithal) tiyatro polarizasyonunda kalan Türkiye tiyatrosunun başka
bir ucunda, gündemle iletişimini kesmeyen, sözünü esirgemeyen “güncel” bir tiyatronun
örneği olarak Ankara Ekin Tiyatrosu durmaktadır. Belki de Ankara Ekin’in cesaretli duruşu
olmasa politik taşlama tiyatrosunun yeni örnekleri de yazılamazdı. Bunu yazarın notu olarak
bir kenara düşmek gerekiyor.
Memleketin Birinde günden gündemden kopmayan, sözünü esirgemeyen bir hikaye…
Geleneksel tiyatromuzun biçimiyle, biçemiyle, karakterleriyle desteğinde anlattığımız bu
hikayenin alt başlığı ’’seyirlik ibret”… “Seyirlik” olanın özelliklerini kullandığımız ve “ibret”
olsun diye anlattığımız bir hikaye…
Tıpkı oyundaki bir şarkıda söylediğimiz gibi:
İki kalas’la bir heves
Şu kubbede hoş bir nefes
Misal ibret görenlere
Şeytan bunun neresinde?
Semih Çelenk
GERÇEKLERİN HABERCİSİ OLMAK…
Yeni oyunumuz “Memleketin Birinde”…
İlk fotoğrafımız: Ankara Ekin Tiyatrosu’nun cefakar ailesi, sahnenin üzerinde
kurulan bir masa etrafında okuma provasındadır. Saatler,günler,haftalar geçer.
Oyuncuların ellerindeki metin, her türlü olumsuzluklara karşın sahne üzerinde ete,
kana bürünür ve seyircinin sıcaklığıyla buluşur.
Ülkemiz birbirinden çetrefil, kurgulanmış oyunlarla çalkalanırken, biz bu
görünmez oyunları görünür oyunlar haline getirmek görevimizden vazgeçmiyoruz.
Özelleştirmeler; sağlık, çevre, çalışma hayatı, siyaset, spor, kültür, sanat, hukuk,
basın alanında akıl almaz çarpıklıklara tanık olduk, oluyoruz. Tiyatromuz ülkemizin
derdiyle dertlenen bir tiyatro yapma derdindeyken çevremizi saran duyarsızlıklara,
sanatlarını ülke gündeminden koparmayı becerebilenlere şaşkınlıkla bakıyoruz.
Siyasette olduğu gibi, kültürel hayatımızda da tercihlerin, nereden yana taraf
olduğunuzun önemli olduğuna inanıyoruz. Yüzbinlerce liraya pop şarkıcıların, medyatik
yüzlerin peşinden koşan çağdaş, ilerici belediyelere anımsatmak isteriz ki çağdaş
düşüncenin, ilerici düşüncenin yanı başında olan yine çağdaş ve ilerici sanat
kurumlarıdır…Politik taşlamanın, eleştirel sanatın boy verdiği yer bu kurumlardır.
Popüler kültürü var etmek, onu desteklemek çağdaş,ilerici belediyelerin işi değil aksine
titizlikle kaçınacağı bir davranış, anlayış olmalıdır. Hem yerleşmiş ilerici sanat kurumlarını
hem de ilerici genç sanatı desteklelemek çağdaş ve ilerici yerel yönetimlerin misyonu
olmalıdır.Böylesi bir dayanışmadan yoksun kalmak ilerici kültür ve sanat kurumlarının
can suyunun kesilmesi demektir.
Türkiye’nin her yerinde oyunlarımızla buluşan sadık tiyatro izleyicilerimize sesleniyoruz.
Her yeni oyunda kendinizle birlikte, tiyatroya hiç gitmemiş bir kişiyi tiyatro ile
tanıştırın.Tiyatroyla, sanatla daha çok insanımızı buluşturalım.Karanlıkla mücadelede
en önemli silah sanattır; sanatta buluşan insandır.
Yeni bir tiyatro sezonunda, yeni bir oyunumuzla karşınızdayız. İyi seyirler…
Faruk Güvenç
|
YAZAN
Semih Çelenk
YÖNETEN
Faruk Güvenç
MÜZİK
Kemal GÜNÜÇ
DEKOR-KOSTÜM
Başak Özdoğan
KOREOGRAFİ
İhsan Bengier
IŞIK
Osman Koçak
YAPIM
TAY Yapım
|
* * * |
|
OYNAYANLAR
Ayhan Ahıskal
Bülent Yıldıran
Cavidan Polatkan
Gamze Önder
İlkay Kayku
Karden Kasaplar
Metin Bilgin
Öktem Özses
Ö. Faruk Nas
Selim Kalıç
Sinan Akdoğan
|
|