Dynamic Drive DHTML Scripts- Ajax Tabs Content script
GÜNÜN ADAMI
(BU)GÜNÜN ADAMI...
Semih ÇELENK

Günün Adamı, Haldun Taner'in ilk oyunudur. Oyunu 1949 yılında yazdığı biliniyor. Oyunun ilk ve son sahnelenmesi ise 1961 yılından sonra Ulvi Uraz tarafından gerçekleştiriliyor. Gerçi 1953'te İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları oyunu oynamak istiyor ama sonradan "zülf-ü yare dokunabilir" gerekçesiyle bundan vazgeçiyor. Zaten oyun da oynanmasıyla değil de oynanmamasıyla bir etki yaratıyor o günlerde. Şimdi olsa, etkin bir reklam gibi görünebilecek bir olay, o zaman Haldun Taner'i oldukça üzüyor. Çünkü bu onun ilk oyunudur ve sahnelenmemiştir.
Bugün bizi bu oyunu oynamaya iten neden ise önüne geçilmeyen, karşı konulmayan bir zorunluluktu. Günün Adamı, bugünün Türkiye'sine o kadar denk düşüyordu ki; ticaretin siyaseti, siyasetin ise bilimi boyunduruğunun altına aldığı; yurttaşların ise bu tek boyutlu, yoz ve akılalmaz derecede bayağı yaşamın figüranları haline geldiği; herşeyin birbirine karıştığı, bilenlerin yapmadığı, yapanların ise bilmediği; oy avcılığı adına şarkıcıların politikaya soyundurulduğu böylesi bir ortamda Günün Adamı'ndan uygun bir oyun bulmazdık herhalde. Oyunu bulmuştuk bulmasına ama, oyun Haldun Taner ustanın çıraklık yıllarının bir ürünü olduğundan kimi acemilikler barındırıyordu. Taner usta hem yazdığı zaman hem de sonraki yıllarda Günün Adamı'nın dezavantajlarının farkındaydı. Oyunun kimi yerleri ustanın daha sonra kazandığı kıvraklıktan uzak, "eski tiyatro" kokmaktaydı. Hatta öyleydi ki zaman zaman metin yerden kalkmayacak derece hantallaşmaktaydı. Beklide bu niteliklerinden dolayı oyun 1961'den buyana oyun ikinci bir kez sahnelenememişti. Ama tüm bu eksikliklerine karşın Günün Adamı evrensel anlamda kimi doğrulara, bilim ve politika arasındaki ilişkiyi ve politikanın çirkin yüzünü oldukça vurucu bir biçimde ortaya koyan bir öze de sahipti. Bizim oyuna yaklaşımımızdaki ilk nokta, oyunun ağır gelişen, tartımsız yanlarını oyundan ayıklamaktı. Kuşkusuz Taner usta da yaşasa oyuna günün ritmini kazandırmak isterdi. Bizde öyle yaptık. Öncelikle oyunun gelişiminde çok önemli bir yer almayan Profesör ile sekreter arasında, dağ otelinde geçen ikinci perdeyi olduğu gibi kaldırdık. Birince perde yine birinci bölüme denk düşerken, ikinci ve üçüncü perdeyi ise olay bütünlüğü açısından ikinci bölüme denk düşürdük. Bunun yanında dönemle ilgili, bugün için birşey söylemeyen güncel / aktüel espri, gönderme ve çağrışımları bugünün dünyasından karşılama kimi yerleri ise (radyo spikerlerinin televizyon yorumcusuna dönüştürülmesi gibi) dönüştürme yoluna gittik. Tartımı hızlandırma adına müzik ve bölüm başlarında ve sonlarında söylenen ve oyunun gelişimini anlatan şarkılar koyduk. Bu bir "yeniden düzenleme'dir. Oyunun aslına dürüstçe yaklaşan ve yalnızca teknik anlamda bir "yenileştirme"dir. Ve aktüel/güncel yanı ağır basan eski oyunların yeniden sahnelenmesinde oldukça önemli ve mutlaka yapılması gereken bir "yeniden yazım" çalışmasıdır.
Bu tiyatro süreminin başında bir ilk sahnelemeyle; Sağırlar Söğüşmesi ile selamlamıştık sizi. Şimdi yine, günümüze oldukça denk düşen ve 1961'den bu yana oynanmayan başka bir oyunla; yerli bir oyunla yeniden selamlıyoruz sizi. Giderek daha zor işlerle, zor ve güzel işlerle karşınıza çıkmak istiyoruz. Günün Adamı da diğer tüm çalışmalarımız gibi sizin önünüze gelene dek zorlu bir serüvenden geçmiş olacak; hüznü ve coşkusuyla bu serüveni bizlerle paylaşacaksınız yine... Merhaba!!
İzmir, Şubat 1994

HAYIR OLSUN İNŞALLAH...
Bir rüya
Bir rüya bitti işte
Hayır olsun inşallah
Hayır olsun
Memlekete millete
Tersi çıkar der eskiler,
Ne öyle ne böyle
Değişmez bizce son
Rüyada da gerçekte de..
Önce gözet kendini
En sonra milletini
Nasılsa oylar verildi
Kimse bilmez değerini
Hayırdır hayırdır inşallah
Hayır olsun inşallah!
Profesör uyandı artık, darısı başımıza
Onlar hep çobandır bizse hep koyun
Size iyi uykular!Devam ederken oyun
Siz yine de başınızı yumuşak yere koyun!

Savaş YURTTAŞ
Sanat Yönetmeni
Merhaba dostlar,
Ekin Tiyatrosu'ndan yeni bir oyun... yeni bir selam sizlere. Her yeni oyunumuz bizlerden sizlere yeni bir selam olup gitsin, bu selamlarımız yeni oyunlarımızla sürekli olsun.
Ekin Tiyatrosu olarak bizler kolaycı, rahat bir tiyatro olmayı düşünmedik. Biliyoruz ki işimiz zor, yolumuz Çetin. Büyük kentlerde haftada iki üç gün oyunlarını sergileyen tiyatrolardan olmadık, daha çok Anadoluya ve halkımıza gittik.
Dostlar, Haldun Taner Hocamızın ilk oyunlarından olan "Günün Adamını izleyince ne kadar güncel olduğuna şaşıracaksınız. 1953 yılında yasaklanan günümüzde ne olur, hep birlikte göreceğiz. Ben çok mutluyum. İlk hocalarımdan biri olan Ulvi Uraz'ın oynadığı bir oyunu yıllar sonra ilk defa oynamak bize kısmet oldu. Umarım sizlerde severek izleyeceksiniz. Artık aramızda olmayan iki büyük ustayı, Haldun Taner ve Ulvi Uraz hocaları saygı ve rahmetle anıyoruz.


YENİDEN SİZLERLEYİZ
Faruk Güvenç
Yaşanılan anlatımı olanaksız güzellikler…
Doğum sancıları… Olumsuzluklar…
Ekin Tiyatrosu sanatı toplum için üretmeyi amaçlayan bir anlayış içerisinde, her türlü ters ve olumsuz koşullara rağmen1993-94 tiyatro mevsiminde üç ayrı oyunla sizlere merhaba dedi. Yarım asır önce yazılan bu oyun, bugüne değin güncelliğini yitirmemiş... Sanırım yitirmeyecekte...
Bu güzel yapıtları, ürünleri sizlere ulaşmasında ve sizlerle buluşmamızda bizlere destek olan EĞİTİM-İŞ, EGİT-SEN, İ.H.D. kısaca tüm demokratik kitle örgütlerine, siyasi parti örgütlerine emeği geçen tüm sanat dostlarına teşekkürler.
Anadolu'da yeniden sizlerle olmak kucaklaşmak dileğiyle
Sevgi ve Dostlukla

1953 YILI BASININDA
GÜNÜN ADAMI"
Bu piyesi bir bakıma bir tenis topuna benzetmek kabildir. Bıraksalar öbür toplar kadar, hatta belki onlardan az sıçrayacak bir tenis topu. Ne var ki, bunu hızla yere çarptıklarından fazla ses çıkardı, tavana kadar sıçradı. Bu çatışma bana şunu öğretti ki, bazen bir yazar topluma, eseri ile olduğundan çok, eserin temsil ettirilmemesinin ortaya çıkardığı gerçeklerle daha da faydalı olabilirmiş.
Bana bu ikincisi nasip oldu. Ne denebilir...
Haldun Taner
28 Kasım 1953


Bu sanatçımız tutmuş "Günün Adamı" adlı bir tiyatro esri yazmış. Onu İstanbul Şehir Tiyatrosuna göndermiş. Tiyatronun (buraya dikkat nazarınızı çevirmenizi rica ederim) yetkili organı eserin sanat değerini üstün bulmuş, oynanmasını uygun görmüş.
Bir kültür tiyatrosunun iki idarecisi, bir kültür, bir fikir, bir sanat eserinden korkuyor ve belki - belki değil muhakkak - ihtiva ettiği sanat özü ile, milletin eğitimi işinde yapıcı bir rolü olacak bir eseri zorla hayat hakkından mahrum ediyor.
Bahri SAVCI
Vatan, 25 Ekim 1953

Eser dünyanın tayin edilmeyen bir yerinde geçtiği halde politikanın hicvini yaptığı için zülfüyare dokunur diye sahneye konmazsa, böyle bir mantelite'nin hüküm sürdüğü yerde sanatın, tiyatronun ilerlemesine imkan varmıdır?
Osman N. KARACA
(İstanbul-Ekspres, 23 Eylül 1953)

Bir seçim kampanyası sırasında cereyan ettiği için "zülfüyare dokunduğu" ileri sürülen "Günün Adamı"nın mükemmel bir piyes olduğunda okuyanların hepsi müttefiktir. Fakat kraldan ziyade kral taraftarlığını prensip edinen ve dar görüşlü demode tiyatro zihniyetinden kurtulamayan birkaç şahıs yüzünden repertuar dışı bırakılmaktadır.
Hadiseyi üzüntüyle naklederken selahiyet sahiplerinin ve üst makamların bir an evvel yakaya el koymalarının Türk seyircisine "Günün Adamı" gibi değerli bir eser seyretmek fırsatını kazandırmalarını temenni ederiz...
İstanbul-Ekspres 21 Eylül 1953

 

YAZAN : HALDUN TANER
YÖNETEN : MEHMET ULAY
DÜZENLEME : SEMİH ÇELENK
DEKOR - KOSTÜM : HAKAN DÜNDAR
MÜZİK : SAVAŞ BAĞCAN
YAPIM : FARUK GÜVENÇ
   
ROL DAĞILIMI
SAVAŞ YUTTAŞ :1. ÜYE - 1. GAZETECİ
JALE AYLANÇ : PROFESÖRÜN KARISI
AHMET ERES : PROFESÖR
ŞİNASİ ŞIRAMAN : GENEL SEKRETER-YORUMCU
YILDIRIM ŞİMŞEK : DOÇENT
Ö. FARUK NAS : KAYINPEDER
DERYA HEREK : HİZMETÇİ-SEKRETER
ÖMER KAZAR : KAYINBİRADER-ÖKM
ERTAN YAĞIZ : DELİKANLI
BEKİR ALNIAK : TV MUHABİRİ-1. ÜYE-ı. GAZETECİ
   
IŞIK - EFEKT : FİKRET TUTÇU
SAHNE TEKNİSYENİ : HÜSEYİN ELMALI PINAR
SAHNE AMİRİ : YILDIRIM ŞİMŞEK
HUKUK MÜŞAVİRİ : FEVZİYE - CELAL ÇETİNEL
MALİ MÜŞAVİR : NECMETTİN KELEŞ
ULAŞIM : SEDAY TURİZM