|
Delinin zoruna bak...
Rüştü ASYALI
Rejisör
Hayır,
bu seslenişim ve serzenişim Ankara Ekin Tiyatrosu'nun özverili ve
gözüpek yöneticilerine, ekibine değil, Dario Fo'ya!
Bizim Haluk Işık' in demesiyle, "arkadaşımız Dario Fo"
kalkmış, İtalya'nın herşeyini, heryerini çomaklıyor. "Bir
Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü" adında bir oyun yazıyor.
Yahu, bulamadın mı başka konu: anarşist var.. .kaza var.. .ölüm
var!
İç karartıcı...
Umut kırıcı...
Aşkolsun!
İnsan gülüyor ama sinirden. Güleriz ağlanacak halimize, diyerekten.
Bizim Dario Fo, tutmuş, bir "Deli" yi, salmış sahneye,
herife cirit attırıyor. İtalya'nın ipliğini pazara çıkarttırıyor.
Ayıp ayıp...
Daha da ayıbı, bizim Ankara Ekin Tiyatrosu da, kalkmış bu oyunu
yöneteyim diye ensemde boza pişiriyor, fikrimi çeliyor. Oyunu
okuyorum, -onbeş yıldan beri-bayılıyorum.
Bir yerlere çomak sokmak beni de mi tahrik ediyor ne?
Beni tahrik eden "Deli"nin zoruna bak! Diyor
ki:
"...Halkımız nihayet göğsünü kabarta kabarta şöyle diyebilsin:
Boğazımıza kadar bok içinde olabiliriz. Bu doğru. Ama, işte bu
yüzden başımız dimdik yürüyebiliyoruz!"
Yahu, git işine, deliyle deli olunur mu?
Olunuyor işte!
"KAZA" MI?
Haluk IŞIK
Dramaturg
Bir bombalama eyleminin suçlusu olarak gözaltına alınan bir
anarşist, götürüldüğü emniyet müdürlüğünde pencereden düşer ve
ölür..1997 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi, ünlü İtalyan yazar Dario
Fo, BİR ANARŞİSTİN KAZA SONUCU ÖLÜMÜ oyununu, bu olayın
üstünde geliştirir. Yaşanmış bir olaydan hareket edilerek yazılmış
olan oyunumuzda, "kaza"nın perde arkasında nelerin
döndüğü, hangi hesapların yattığı öylesine işlenir ki, düzmece
raporlarla unutturulmaya çalışılan bir ölüm, sistemin bütün pisliklerini
açığa çıkaracak bir bombaya dönüşür. Bu bombayı, Dario Fo'nun
dizginlenemez
kaleminden, Rüştü Asyalı'nın yorumundan ve Ankara Ekin Tiyatrosunun
saygın tiyatro yaklaşımından izlerken, "tiyatro ne işe
yarar?" sorusuna anlamlı yanıtlar bulacağız.
"Kazalar" cehennemine döndürülmeye çalışılan
sevgili ülkemizde, BİR ANARŞİSTİN KAZA SONUCU ÖLÜMÜ'nü
sahnelemek, tiyatromuzun "sanat yaşama müdahale etmektir"
anlayışının bir göstergesi sayılmalıdır.
Oyunu izlerken, koltuklarımızda pek rahat oturamayacağız. Nasıl
oyalandığımızı, nasıl
aldatıldığımızı, nasıl kabullenip hiçbir şeyi sorgulamadan yaşadığımızı,
böyle davranarak kimlerin yüreklerine su serptiğimizi kendimize
soracağız.
BİR ANARŞİSTİN KAZA SONUCU ÖLÜMÜ, sanatın evrenselliğine
anlamlı bir örnektir. İtalya'da da aynı soru vardı, Türkiye'de
de aynı soru peşimizde olacak:
"Gerçekten bütün olup bitenler bir "kaza" mı?"
Verilen emekleri, harcanan çabalan, Ankara Ekin Tiyatrosunu paylaşan
aydınlık insanları saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Arkadaşımız DARIO FO
İtalyan.72 yaşında ve hala çok çocuk.
Her zaman soytarılardan yana tavır koydu. Hani şu her zaman halka
"ayna" tutan ve krallar tarafından, istendiği
anda ensesine vurulmasının serbest bırakıldığı soytarılardan..
Bugün Vatikan'dan tröstlere, sistemin kör savunucularından huzurunu
kaçırdığı herkese kadar, hepsinin gözünde Dario bir "soytarıdır"
ve yazarımız bunun inanılmaz keyfini yaşamaktadır.
Halk tutkunu, halk tiyatrosunun büyük ustası. Karısı Franca Rame
ile, aşkını sanata dönüştürüyor. Çok çalışkan. Çok "geveze".
Çağdaşımız. Öfkeli ve ele avuca sığmaz bir afacan. Kendisi dahil,
herkesi her an şaşırtıyor. 1997 Nobel Edebiyat Ödülünü aldı. Smokinini
giydi, ışıklı kürsüye çıktı ve iğneli dilinden herkesin nasiplenmesini
sağladı.
"Yüzsüz", "Ödenmeyecek", "Kadın
Oyunları", "Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü"..
yapıtlarından bazıları. Günümüzün en çok sahnelenen yazarlarındandır.
Bir sistem yargılayıcısı, maske indiricisi, yüzleştirme bilgesi.
Yaşamı ve sanatı sürekli deniyor, yaşıyor, yaşatıyor. Kızdırıyor
ama reddedilemiyor.
Yobazların, faşistlerin, ikiyüzlülerin, cinsiyet ayrımcılarının,
duyarsızların, eylemsizlerin ve insansızlığın büyük korkusu.
Ankara Ekin Tiyatrosu, dostumuz Dario Fo'yu ikinci kez ağırlamaktan
onur duymaktadır.
DEĞİYOR..
Faruk GÜVENÇ
Yapımcı
Bin türlü yoksunluğa rağmen, Türkiye'de bir özel tiyatro olarak
yaşamanın ve tiyatroyu bütün ülkeye ulaştırmanın bedeli, yaşadığımız
baskılar, engellemeler, yasaklamalar ve tehditler olmamalıydı.
Ankara Ekin Tiyatrosu, çoğu zaman, üretme coşkusuyla "şimdi
başımıza neler gelecek?" beklentisinin, tanımı zor yorgunluğunu
yaşamaktadır.
Dikkat ediniz, sözü edilen bir cinayet şebekesi değildir. Yolsuzlukların,
hırsızlıkların tezgahlandığı bir teşkilat hiç değildir. Burada
söz konusu edilen, 2000'e 2 kala, ülkesine ve insanına borcunu
sanatla ödemeye çalışan, bunu yaparken ne sanatından ne de "sözünden"
ödün vermemeye kararlı bir TİYATRO 'dur.
O zaman, Ankara Ekin Tiyatrosu hala niye direniyor, niye üretiyor?
Çünkü, yaşamla, ülkesiyle doğrudan ilgilenen, sanatı marjinal
boyutlarda bir oyalanma alanı görmeyen, üretirken ne yaptığını
bilen bir sanat anlayışımız var. Bu anlayışı, anlamlı ürünlere
dönüştürmeyi bilen, herbiri kendi alanında yüzakımız olan Ankara
Ekin Tiyatrosu emekçileri var.
Çünkü ortaya koyduğumuz her ürünü, sağlıklı değerlendiren, söz
ve yazı olarak bu değerlendirmeyi belgeleyen, Türkiye'nin değerli
eleştirmenleri, düştüğümüz her zorlukta yanımızda olan sanat toplulukları,
demokratik kitle örgütleri, hukuk ve siyaset insanları var.
Herşeyden önce siz varsınız. En uzak köşelerden bizi çağıran,
gittiğimizde yüreğini ve gücünü bizimle paylaşan dostlarımız var.
Çoğu yetersiz salonlarda, hiçbir hesabı olmaksızın, bizi alkışlayan
seyircilerimiz var. Daha ne olsun?
Ankara Ekin Tiyatrosu, herkese ve herşeye rağmen yine yollara
düştü, bundan sonra da yollarda olacak.
Çünkü, yaşadıklarımız bize birşey öğretti:
değiyor..
Dostlukla
| Yazan |
: Dario Fo |
| Çeviren |
: Füsun DEMİREL |
| Rejisör |
: Rüştü ASYALI |
| Dramaturg |
: Haluk IŞIK |
| Yrd. Rejisör |
: Teoman GÜLEN |
| Reji Asistanı |
: Nimet İYİGÜN |
| Dekor - Kostüm |
: Sertel ÇETİNER |
| Sahne Amiri |
: Bülent AKSOY |
| Işık Tasarım |
: Ersen TUNÇÇEKİÇ |
Sahne Teknisyeni
|
: Hasan AKICI
Gökhan YAYLA |
Işık Teknisyeni
|
: Süleyman MALAK
Osman BAL |
| Yapımcı |
: Faruk GÜVENÇ |
| * * * |
| Adam |
: Bülent YILDIRAN |
| Emniyet Müdürü |
: Nihat BÜYÜKTÜRKOĞLU |
| Komiser |
: Tuncay ATAYATA |
| Sportmen Komiser |
: Faruk AKGÖREN |
| Gazeteci Bayan |
: Nimet İYİGÜN |
| Birinci Polis |
: Bülent AKSOY |
| İkinci Polis |
: Yaşar KARAKULAK |
| * * * |
| Halklailişkiler |
: Tarık GÜVENÇ |
| Hukuk Müşaviri |
: Fevziye-Celal ÇETİNEL |
| Mali Müşavir |
: Necmettin KELEŞ |
| Ulaşım |
: TURSOY Turizm |
|